Takvim yaşı yalnızca doğumdan bu yana geçen süreyi gösterir. Oysa aynı yaştaki iki kişinin kalp-damar sistemi, metabolizması, bağışıklığı ve fiziksel kapasitesi birbirinden oldukça farklı olabilir. Biyolojik yaş testleri bu farkı ölçülebilir hale getirmeyi amaçlar.
Bugün özellikle DNA metilasyonuna dayanan epigenetik saatler, yaşlanma biyolojisini değerlendirmede elimizdeki en güçlü ve en iyi araştırılmış araçlar arasındadır. Ancak doğru soru yalnızca “Biyolojik yaşım kaç?” değildir. Hangi testin neyi ölçtüğü, sonucun ne kadar tekrarlanabilir olduğu ve klinik verilerle birlikte nasıl yorumlandığı çok daha önemlidir.
Kısaca:
Biyolojik yaş testleri hakkında bilinmesi gerekenler
Biyolojik yaş için tek ve evrensel bir altın standart yoktur. Farklı testler yaşlanmanın farklı katmanlarını ölçer.
Epigenetik saatler DNA dizisini değil, DNA üzerindeki metilasyon örüntülerini inceler. Günümüzde biyolojik yaş araştırmalarının en güçlü alanlarından biridir.
OMICmAge, DunedinPACE ve SYMPHONYAge aynı soruya yanıt vermez. Biri genel biyolojik yaş ve sağlık riskiyle, biri yaşlanma hızıyla, diğeri sistemlere özgü yaşlanma örüntüsüyle ilgilenir.
Tek bir sonuç tanı koymaz ve yaşam süresini kesin olarak öngörmez. En anlamlı yorum; tıbbi öykü, muayene, laboratuvar sonuçları, vücut yapısı ve fiziksel kapasiteyle birlikte yapılır.
Testlerin en değerli kullanım alanlarından biri zaman içindeki değişimi izlemektir. Bunun için aynı yöntem ve mümkünse aynı laboratuvarla karşılaştırma yapmak gerekir.
Biyolojik Yaş Nasıl Ölçülür ve Biyolojik Yaş Testleri Ne Kadar Güvenilirdir?
Biyolojik yaş nedir?
Biyolojik yaş, vücudun kronolojik yaşa kıyasla ne ölçüde yıprandığını veya işlevsel kapasitesini ne ölçüde koruduğunu anlatmaya çalışan bir kavramdır.
Örneğin 50 yaşındaki bir kişinin kan basıncı, glukoz metabolizması, kas gücü, aerobik kapasitesi ve böbrek fonksiyonu yaşıtlarının çoğundan daha iyi olabilir. Başka bir 50 yaşındaki kişide ise sigara, hareketsizlik, uyku bozukluğu, visseral yağlanma veya kronik hastalıklar nedeniyle daha hızlı bir biyolojik yaşlanma örüntüsü görülebilir.
Buradaki kritik nokta şudur: Vücudun tamamının üzerinde yazan tek bir “gerçek yaş” yoktur. Hücresel, moleküler, metabolik ve işlevsel yaşlanma birbirleriyle bağlantılıdır; fakat tamamen aynı şey değildir. Bu nedenle biyolojik yaş, tek bir sayıdan çok çok boyutlu bir sağlık profili olarak düşünülmelidir.
Biyolojik yaş nasıl ölçülür?
Biyolojik yaş farklı veri türlerinden hesaplanabilir:
Klinik biyobelirteçler: Kan şekeri, HbA1c, CRP, albümin, kreatinin, kan hücreleri ve kan basıncı gibi rutin verilerden oluşturulan bileşik skorlar.
Epigenetik saatler: Kandaki DNA metilasyonu örüntülerinden hesaplanan yaş, yaşlanma hızı veya sistem yaşları.
Proteomik ve metabolomik ölçümler: Kanda bulunan protein ve metabolit örüntülerinin değerlendirilmesi.
Görüntüleme temelli ölçümler: Beyin MR’ı, damar görüntüleme veya farklı organlara ait görüntülerden hesaplanan yaş tahminleri.
İşlevsel ölçümler: VO₂max, kavrama gücü, yürüme hızı, denge ve vücut kompozisyonu gibi kişinin günlük yaşam kapasitesiyle doğrudan ilişkili göstergeler.
Telomer ölçümleri: Kromozom uçlarındaki telomerlerin uzunluğunun doğrudan veya DNA metilasyonundan tahmini olarak değerlendirilmesi.
Bu yöntemlerden hiçbiri tek başına yaşlanmanın tamamını göstermez. İyi bir longevity değerlendirmesinde moleküler veriler, klasik tıbbi risk göstergeleri ve gerçek yaşam işlevi birlikte ele alınır.
Epigenetik saat nedir ve nasıl çalışır?
Epigenetik saatler, DNA dizilimindeki harfleri değiştiren genetik mutasyonları aramaz. Bunun yerine DNA’nın belirli bölgelerinde bulunan metilasyon işaretlerini ölçer. Bu işaretler yaş, yaşam tarzı, çevresel maruziyetler, hücre tipi ve hastalık süreçleriyle birlikte değişebilir.
Araştırmacılar, yüz binlerce metilasyon bölgesi içinden belirli örüntüleri seçerek matematiksel modeller geliştirir. Fakat bütün saatler aynı hedefe göre eğitilmez:
İlk kuşak saatler çoğunlukla takvim yaşını tahmin etmeye çalışır.
Daha yeni saatler hastalık yükü, organ işlevi, sağlık süresi veya ölüm riskiyle ilişkili özellikleri yakalamayı amaçlar.
“Pace of aging” testleri kişinin ulaştığı yaştan çok yaşlanmanın o sıradaki hızını tahmin eder.
Sistem saatleri ise yaşlanmanın kalp, metabolizma veya bağışıklık gibi alanlarda nasıl dağıldığını göstermeyi hedefler.
Bu nedenle bir testin takvim yaşını birkaç yıl farkla tahmin etmesi, onun mutlaka klinik açıdan en değerli test olduğu anlamına gelmez. Bizim için daha önemli soru, ölçümün gelecekteki sağlık sonuçlarıyla ilişkisi ve takipte anlamlı bir değişimi gösterebilmesidir.
En güvenilir biyolojik yaş testi hangisidir?
Bugün herkese uygulanabilecek, bütün organları kapsayan ve tartışmasız biçimde “en güvenilir” kabul edilen tek bir biyolojik yaş testi yoktur. Buna karşılık DNA metilasyonuna dayanan yeni kuşak epigenetik ölçümler, geniş insan kohortlarında test edilmiş olmaları ve birden fazla sağlık sonucuyla ilişki göstermeleri nedeniyle güçlü bir konumdadır.
Burada “en iyi test” yerine “hangi klinik soruya en uygun test?” diye sormak daha doğrudur:
Sorulan soru | Daha uygun ölçüm |
|---|---|
Genel yaşlanma ve sağlık riski örüntüm nasıl? | OMICmAge gibi sağlık sonuçlarına göre geliştirilmiş biyolojik yaş ölçümleri |
Şu anda ne hızda yaşlanıyorum? | DunedinPACE gibi yaşlanma hızı ölçümleri |
Hangi fizyolojik sistemler daha fazla dikkat gerektiriyor? | SYMPHONYAge gibi sistem yaşları |
Telomer biyolojim hakkında ne söylenebilir? | Doğrudan veya metilasyon temelli telomer uzunluğu ölçümü |
Günlük yaşam kapasitem ve kardiyorespiratuvar rezervim nasıl? | VO₂max, kuvvet, denge ve vücut kompozisyonu |
Pratikte en güçlü değerlendirme, bu sorulardan yalnızca birini değil birkaçını birlikte yanıtlayan değerlendirmedir.
OMICmAge nedir ve neyi gösterir?
OMICmAge, genel biyolojik yaşlanmayı çoklu biyolojik katmanlarla ilişkilendirmeyi amaçlayan yeni nesil bir epigenetik biyobelirteçtir. Modelin geliştirilmesinde elektronik sağlık kayıtları, klinik laboratuvar verileri, proteinler ve metabolitlerden elde edilen bilgiler kullanılmış; bu çoklu biyolojik sinyal daha sonra DNA metilasyonundan okunabilen bir skora dönüştürülmüştür.
2026’da yayımlanan geliştirme ve doğrulama çalışmasında OMICmAge; farklı kohortlarda kronik hastalıklar ve ölüm riskiyle güçlü ilişkiler göstermiştir. En önemli pratik avantajlarından biri, çoklu omik bilgiden yararlanmasına rağmen ölçümün tek bir kan örneğindeki DNA metilasyonundan üretilebilmesidir.
OMICmAge sonucunu “Vücudum kesin olarak şu yaştadır” şeklinde okumak doğru değildir. Daha uygun yorum, kişinin biyolojik örüntüsünün referans toplulukta hangi yaşlanma ve sağlık riski profiline benzediğidir. Bu sonuç, geleneksel risk ölçümleriyle birlikte kullanıldığında kişiselleştirilmiş bir longevity planına ek bir katman sağlar.
DunedinPACE nedir ve yaşlanma hızını nasıl ölçer?
DunedinPACE, biyolojik yaşın seviyesinden çok yaşlanmanın hızını tahmin eder. Model, aynı doğum yılında dünyaya gelen kişilerin 26–45 yaşları arasında kalp-damar, metabolik, böbrek, karaciğer, akciğer, bağışıklık ve diğer sistemlerindeki değişimin 20 yıl boyunca izlenmesiyle geliştirilmiştir. Bu uzun dönemli fizyolojik değişim, daha sonra tek kan örneğinden hesaplanabilen bir DNA metilasyonu algoritmasına dönüştürülmüştür.
Sonuç genellikle yaklaşık olarak “bir takvim yılında kaç biyolojik yıllık değişim” olduğunu ifade eden bir hız şeklinde değerlendirilir:
1’e yakın değer: Referans düzeyine yakın yaşlanma hızı
1’in üzerindeki değer: Referansa göre daha hızlı yaşlanma örüntüsü
1’in altındaki değer: Referansa göre daha yavaş yaşlanma örüntüsü
Bu değerler kesin biyolojik süreler değil, model temelli karşılaştırmalardır. Örneğin 1,10 sonucu, kişinin her yıl kesin olarak 1 yıl 1 ay yaşlandığı anlamına gelmez.
DunedinPACE’in önemli güçlü yönlerinden biri yüksek test-tekrar test güvenilirliğidir. Ayrıca farklı çalışmalarda hastalık yükü, işlev kaybı ve ölüm riskiyle ilişki göstermiştir. Bu özellikleri, özellikle yaşam tarzı veya tedavi planı sonrasında yön değişimini izlemek açısından onu değerli kılar. Bununla birlikte, bir müdahaleyle skorda oluşan değişikliğin sağlıklı yaşam süresini ne ölçüde değiştirdiğini göstermek için uzun dönemli müdahale çalışmalarına hâlâ ihtiyaç vardır.
SYMPHONYAge nedir ve organ yaşları ne anlama gelir?
SYMPHONYAge, bilimsel literatürdeki Systems Age yaklaşımını kullanarak tek bir kan DNA metilasyonu ölçümünden 11 fizyolojik sisteme ait yaşlanma örüntüleri üretir. Değerlendirilen alanlar şunlardır:
Kalp
Akciğer
Böbrek
Karaciğer
Beyin
Bağışıklık
İnflamasyon
Kan sistemi
Kas-iskelet sistemi
Hormon sistemi
Metabolik sistem
Bu yaklaşım değerlidir; çünkü bütün organların aynı hızda yaşlanmadığı fikrini ölçülebilir hale getirir. Örneğin genel biyolojik yaş görece iyi görünürken metabolik veya inflamatuvar sistem skoru daha fazla dikkat gerektirebilir.
Ancak “kalp yaşı” veya “beyin yaşı” ifadeleri yanlış anlaşılmamalıdır. Bunlar kalbin ya da beynin doğrudan görüntülenmesiyle konulan tanılar değildir. Kandan ölçülen metilasyon örüntüsünün, ilgili sistemin klinik biyobelirteçleri ve sağlık sonuçlarıyla ilişkisinden hesaplanan model sonuçlarıdır. Dolayısıyla yüksek bir sistem yaşı, tek başına o organda hastalık olduğu anlamına gelmez; daha ayrıntılı değerlendirmeye hangi yönden başlanabileceğini düşündüren bir işarettir.
Telomer uzunluğu biyolojik yaşı gösterir mi?
Telomerler, kromozomların uçlarını koruyan yapılardır ve hücre bölünmeleriyle genel olarak kısalma eğilimindedir. Bu nedenle uzun yıllardır yaşlanmanın önemli biyolojik göstergelerinden biri olarak incelenir.
Bununla birlikte telomer uzunluğu kişiler arasında doğuştan farklılık gösterir; genetik yapıdan, hücre dağılımından, ölçüm yönteminden ve yaşam boyu maruziyetlerden etkilenir. Tek bir telomer sonucu bütün vücudun biyolojik yaşını belirleyemez.
Epigenetik test panellerinde raporlanan değer, kullanılan ürüne göre doğrudan laboratuvar ölçümü yerine DNA metilasyonundan tahmin edilen telomer uzunluğu olabilir. Bu yaklaşım, telomer biyolojisiyle ilişkili değerli bir sinyal sunabilir; ancak gerçek telomer uzunluğu ölçümüyle aynı şey değildir. Bu nedenle telomer sonucu genel epigenetik profilin tamamlayıcı bir parçası olarak görülmeli, tek başına sağlık veya yaşam süresi kararı için kullanılmamalıdır.
Biyolojik yaş testleri gerçekten güvenilir mi?
Kısa cevap: Doğru test, doğru soruyla ve doğru bağlamda kullanıldığında evet; fakat sonuç kesin bir tanı veya kader değildir.
Güvenilirliği dört ayrı düzeyde değerlendirmek gerekir:
1. Ölçüm aynı örnekte tekrarlandığında benzer sonuç veriyor mu?
Bu, teknik tekrarlanabilirliktir. DNA metilasyonu ölçümlerinde örnek hazırlama, çip, laboratuvar ve veri işleme basamaklarından kaynaklanan gürültü olabilir. Bazı eski epigenetik saatlerde aynı örneğin tekrarları arasında klinik açıdan önemli farklar gösterilmiştir. Güvenilir CpG bölgelerini kullanan veya ölçüm gürültüsünü azaltan yeni yöntemler bu sorunu belirgin biçimde azaltabilir. DunedinPACE ve OMICmAge’in geliştirme çalışmalarında teknik güvenilirlik özellikle değerlendirilmiştir.
2. Test gerçekten yaşlanmayla ilgili bir özelliği ölçüyor mu?
Bu, biyolojik geçerliliktir. Testin yalnızca doğum tarihini tahmin etmesi yeterli değildir; yaşlanmaya eşlik eden fizyolojik değişimlerle bağlantısı da önemlidir. DunedinPACE’in uzun dönemli çoklu organ değişiminden, OMICmAge’in klinik ve çoklu omik sağlık verilerinden, Systems Age’in ise sisteme özgü biyobelirteçlerden geliştirilmesi bu açıdan önem taşır.
3. Sonuç gelecekteki hastalık ve sağlık kaybıyla ilişkili mi?
Bu, öngörü geçerliliğidir. Büyük kohort çalışmalarında yeni kuşak epigenetik saatlerin kronik hastalık, işlev kaybı ve ölüm riskiyle ilişkili olduğu gösterilmiştir. 2025’te 18.859 kişide 14 epigenetik saati ve 174 yeni hastalık sonucunu karşılaştıran çalışma, ikinci ve üçüncü kuşak saatlerin ilk kuşak saatlerden daha güçlü olduğunu; ancak bütün hastalıklar için tek bir “en iyi saat” bulunmadığını göstermiştir.
4. Test sonucu sağlık kararını iyileştiriyor mu?
Bu, klinik yarardır ve kanıt zincirinin en zor basamağıdır. Bir biyolojik yaş testi riskin görünmeyen bir bölümünü fark etmeyi, öncelikleri belirlemeyi ve zaman içindeki yönü izlemeyi sağlayabilir. Ancak sonucun, standart risk hesaplarından bağımsız olarak hangi kararı ne ölçüde iyileştirdiği her test ve her hasta grubu için aynı derecede kanıtlanmış değildir.
Bu yüzden epigenetik saatleri ne küçümsemek ne de mutlaklaştırmak gerekir. Bunlar longevity pratiğinde değerli biyobelirteçlerdir; en iyi performanslarını kapsamlı klinik değerlendirmeye eklendiklerinde gösterirler.
Biyolojik yaş neden farklı testlerde farklı çıkar?
Farklı sonuçlar çoğu zaman bir hata değil, testlerin farklı sorulara yanıt vermesinin sonucudur.
Bir saat kronolojik yaşı, diğeri ölüm riskini, bir başkası yaşlanma hızını hedeflemiş olabilir.
Bazı testler genel bir skor verirken bazıları organ veya sistemlere odaklanır.
Kan hücrelerinin dağılımı, yakın dönem enfeksiyon veya inflamasyon gibi biyolojik etkenler sonucu etkileyebilir.
Örnek toplama, saklama, laboratuvar platformu ve algoritmanın sürümü teknik farklılık yaratabilir.
Referans popülasyonun yaşı, kökeni ve sağlık durumu hesaplamayı etkileyebilir.
Bu nedenle OMICmAge’in verdiği yaş ile DunedinPACE’in verdiği hız doğrudan karşılaştırılmaz. Bunlar aynı cetvelin iki farklı versiyonu değil, yaşlanmanın farklı boyutlarını gösteren tamamlayıcı araçlardır.
Biyolojik yaş testi sonucu nasıl yorumlanmalıdır?
Sonucu yorumlarken şu sıra izlenebilir:
Önce testin neyi ölçtüğü belirlenir. Yaş mı, yaşlanma hızı mı, sistem skoru mu, telomer sinyali mi?
Farkın büyüklüğü kadar belirsizliği de dikkate alınır. Birkaç yıllık farkı otomatik olarak klinik sorun kabul etmek doğru değildir.
Geleneksel riskler kontrol edilir. Kan basıncı, ApoB veya lipid profili, glukoz metabolizması, böbrek ve karaciğer fonksiyonları gözden geçirilir.
İşlevsel kapasite değerlendirilir. VO₂max, kas gücü, denge, hareket kapasitesi ve vücut kompozisyonu eklenir.
Uyku, beslenme, hareket, stres, sigara ve alkol gibi değiştirilebilir alanlar incelenir.
Yüksek sistem skoru varsa klinik doğrulama yapılır. Örneğin yüksek “kalp yaşı” bir kardiyovasküler tanı değildir; klasik risk değerlendirmesini derinleştirmek için bir gerekçe olabilir.
Klinik pratiğimde bu testleri tek başına bir hüküm vermek için değil, kişinin yaşlanma örüntüsünü daha ayrıntılı görmek ve takip planını kişiselleştirmek için kullanıyorum. En faydalı yorum, moleküler sonuçların muayene ve ölçülebilir sağlık kapasitesiyle aynı masada değerlendirilmesidir.
Biyolojik yaş testi kimler için anlamlı olabilir?
Biyolojik yaş testi özellikle şu kişilerde yararlı olabilir:
Sağlıklı yaşam süresini sistematik biçimde takip etmek isteyen yetişkinlerde
Aile öyküsü veya yaşam tarzı nedeniyle uzun dönem riskini daha ayrıntılı görmek isteyenlerde
Standart tahlilleri büyük ölçüde normal olduğu halde daha kapsamlı bir başlangıç ölçümü arayanlarda
Beslenme, egzersiz, uyku veya kilo yönetimi programının uzun dönem etkisini izlemek isteyenlerde
Genel skorun yanında hangi fizyolojik sistemlerin öncelikli olabileceğini anlamak isteyenlerde
Test, belirti veya hastalık şüphesinde tanısal incelemenin yerine geçmez. Göğüs ağrısı, açıklanamayan kilo kaybı, kansızlık veya ciddi yorgunluk gibi bir sorun varsa önce standart tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.
Biyolojik yaş testi ne sıklıkla yapılmalıdır?
Herkes için bilimsel olarak belirlenmiş tek bir tekrar aralığı yoktur. Epigenetik işaretler haftalık dalgalanmaları takip etmek için tasarlanmamıştır; çok sık ölçüm, gerçek biyolojik değişimden çok teknik ve geçici biyolojik değişkenliği büyütebilir.
Pratikte, başlangıç ölçümünden sonra anlamlı bir yaşam tarzı veya tedavi dönemi geçirilmişse 6–12 ay aralığında tekrar değerlendirme düşünülebilir. Ancak bu süre evrensel bir kural değildir; kişinin sağlık durumu ve izlenen hedefe göre değişir.
Takipte mümkün olduğunca:
Aynı test ve algoritma sürümü,
Aynı örnek türü,
Aynı laboratuvar platformu,
Benzer örnekleme koşulları kullanılmalıdır.
Akut enfeksiyon, yeni gelişen ciddi hastalık veya büyük ilaç değişiklikleri de yorum sırasında kaydedilmelidir. Bir ölçümdeki küçük farktan çok, birkaç zaman noktasında görülen tutarlı yön daha değerlidir.
Biyolojik yaş düşürülebilir mi?
Biyolojik yaş skorları değişebilir; bazı yaşam tarzı ve müdahale çalışmalarında epigenetik yaşlanma göstergelerinde değişiklikler bildirilmiştir. Ancak her skor aynı biyolojik süreci ölçmediği için bir saatte görülen iyileşme diğerinde görülmeyebilir.
Daha da önemlisi, test sonucunu düşürmek kendi başına tedavi hedefi değildir. Asıl hedef:
Kan basıncını ve metabolik riski iyileştirmek,
Kas kütlesini ve kuvveti korumak,
VO₂max ve günlük hareket kapasitesini artırmak,
Uykuyu düzeltmek,
Sigara ve aşırı alkol gibi riskleri azaltmak,
Hastalıkları erken belirlemek ve kanıta dayalı biçimde yönetmektir.
Epigenetik göstergelerin bu değişikliklerle olumlu yönde ilerlemesi değerlidir; fakat sağlık yararının yerini alan bir laboratuvar hedefi değildir.
Biyolojik yaş testi yaptırmadan biyolojik yaş anlaşılabilir mi?
Tek bir biyolojik yaş sayısı hesaplanmasa bile kişinin yaşlanma hızı hakkında güçlü bilgiler elde edilebilir. Bel çevresi, kan basıncı, glukoz kontrolü, ApoB, böbrek fonksiyonu, kondisyon, kas gücü, yürüme hızı, uyku ve bilişsel performans uzun dönem sağlıkla yakından ilişkilidir.
Epigenetik testin farkı, bu değerlendirmeye moleküler ve bütüncül bir katman eklemesidir. Dolayısıyla en doğru yaklaşım “klasik testler mi, biyolojik yaş testi mi?” değildir. Doğru soru, iki veri grubunun kişiye özel sağlık planını nasıl birlikte güçlendireceğidir.
Sonuç: Biyolojik yaş tek sayı değil, izlenebilir bir örüntüdür
Biyolojik yaş testleri, özellikle yeni kuşak epigenetik saatler, longevity tıbbının en umut verici ölçüm araçları arasındadır. OMICmAge genel biyolojik yaş ve sağlık riskiyle ilişkili çoklu biyolojik sinyali; DunedinPACE yaşlanmanın hızını; SYMPHONYAge ise farklı fizyolojik sistemlerdeki yaşlanma heterojenliğini görünür kılar. Telomer uzunluğu da bu tabloya tamamlayıcı bir hücresel yaşlanma göstergesi ekleyebilir.
Bu sonuçların değeri, kesin bir “yaş etiketi” vermelerinden değil; doğru klinik bağlamda riskleri daha erken fark etmeye, kişisel öncelikleri belirlemeye ve zaman içindeki yönü izlemeye yardımcı olmalarından gelir. Biyolojik yaşın tek bir testte çıkan sayıdan çok; laboratuvar, işlev, yaşam tarzı ve moleküler verilerden oluşan bir harita olarak ele alınması gerekir.
Tıbbi not: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel tanı veya tedavi önerisi yerine geçmez. Test sonuçları kişinin öyküsü, muayenesi ve diğer klinik bulgularıyla birlikte hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Referanslar
Chen Q, Dwaraka VB, Carreras-Gallo N, et al. OMICmAge quantifies biological age by integrating multi-omics with electronic medical records. Nature Aging. 2026;6:722–737. doi:10.1038/s43587-026-01073-7
Belsky DW, Caspi A, Corcoran DL, et al. DunedinPACE, a DNA methylation biomarker of the pace of aging. eLife. 2022;11. doi:10.7554/eLife.73420
Sehgal R, Markov Y, Qin C, et al. Systems Age: a single blood methylation test to quantify aging heterogeneity across 11 physiological systems. Nature Aging. 2025;5:1880–1896. doi:10.1038/s43587-025-00958-3
Moqri M, Herzog C, Poganik JR, et al. Validation of biomarkers of aging. Nature Medicine. 2024;30:360–372. doi:10.1038/s41591-023-02784-9
Mavrommatis C, Belsky DW, Ying K, et al. An unbiased comparison of 14 epigenetic clocks in relation to 174 incident disease outcomes. Nature Communications. 2025;16:11164. doi:10.1038/s41467-025-66106-y
Higgins-Chen AT, Thrush KL, Wang Y, et al. A computational solution for bolstering reliability of epigenetic clocks: implications for clinical trials and longitudinal tracking. Nature Aging. 2022;2:644–661. doi:10.1038/s43587-022-00248-2
Lu AT, Seeboth A, Tsai PC, et al. DNA methylation-based estimator of telomere length. Aging (Albany NY). 2019;11:5895–5923. doi:10.18632/aging.102173
Ferrucci L, Barzilai N, Belsky DW, Gladyshev VN. How to measure biological aging in humans. Nature Medicine. 2025;31:1057. doi:10.1038/s41591-025-03550-9
