Tıp doktorluğu ve İç Hastalıkları uzmanlık eğitimimi Ankara’da, Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde tamamladım. Meslek hayatımın ilk döneminde Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı gemilerde ve askeri sağlık kuruluşlarında görev yaptım. Farklı koşullarda edindiğim bu deneyim; hastayı yalnızca mevcut şikâyetiyle değil, genel sağlık durumu, yaşam biçimi, fonksiyonel kapasitesi ve taşıdığı risklerle birlikte değerlendirme yaklaşımımın temelini oluşturdu.
Halen Acıbadem Bodrum Hastanesi’nde Longevity ve İç Hastalıkları Uzmanı olarak hasta kabul ediyorum.
Klinik hekimliğin yanı sıra, Canyon Ranch Wellness Resort at Kaplankaya’da Sağlık Programları Lideri olarak çalıştım. Burada farklı disiplinlerden uzmanlarla birlikte kişiye özel sağlık, beslenme, egzersiz, uyku ve stres yönetimi programlarının hazırlanması ve yürütülmesinde görev aldım. Bu dönem, koruyucu sağlık ve yaşam biçimi tıbbını klasik iç hastalıkları yaklaşımıyla bir araya getirmemde önemli bir rol oynadı.
İç hastalıklarından longevity tıbbına
İç hastalıkları; metabolizma, kalp ve damar sistemi, solunum sistemi, sindirim sistemi, böbrekler, tiroid, bağışıklık sistemi ve kronik hastalıklar arasındaki ilişkileri birlikte değerlendirmeyi gerektirir. Bu geniş bakış açısının, longevity tıbbının da en sağlam klinik temellerinden biri olduğuna inanıyorum.
Longevity alanına olan ilgim, bu kavram yaygınlaşmadan önce; hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi etmenin ötesinde neler yapılabileceği sorusuyla başladı. Bir insanın gelecekteki sağlık riskleri daha erken belirlenebilir mi? Kas, kalp, beyin ve metabolik kapasitesi henüz belirgin bir hastalık gelişmeden ölçülebilir mi? Yaşla birlikte kaybedilmesi beklenen fonksiyonlar korunabilir, hatta geliştirilebilir mi?
Son 10 yılı aşkın süredir klinik yaklaşımımı bu sorular etrafında geliştiriyor; bilimsel gelişmeleri, ölçüm yöntemlerini ve kişiye özel müdahale seçeneklerini iç hastalıkları pratiğiyle birlikte değerlendiriyorum.
Çünkü sağlıklı yaşlanma yalnızca belirli bir hastalığın bulunmaması anlamına gelmez. Kan tahlillerinin referans aralıklarında olması da tek başına kişinin ideal sağlık düzeyinde olduğunu göstermez. Kas gücü, vücut kompozisyonu, aerobik kapasite, metabolik sağlık, uyku kalitesi, bilişsel performans ve günlük yaşamda hissedilen enerji de sağlık değerlendirmesinin önemli parçalarıdır.
Bu nedenle çalışmalarımda yalnızca mevcut hastalıkların tanı ve tedavisine değil; gelecekte ortaya çıkabilecek sağlık risklerinin erken belirlenmesine, ölçülebilir sağlık göstergelerinin izlenmesine ve kişinin fiziksel ve zihinsel kapasitesinin geliştirilmesine odaklanıyorum.
Ölçülebilen ve sonuçları izlenebilen bir sağlık yaklaşımı
Longevity alanında giderek daha fazla test, biyobelirteç, takviye ve tedavi seçeneği sunuluyor. Ancak daha fazla ölçüm yapmak her zaman daha doğru karar vermek anlamına gelmiyor.
Benim yaklaşımımda önemli olan, hangi ölçümün klinik bir kararı değiştireceğini belirlemek ve yapılan müdahalenin kişiye gerçekten fayda sağlayıp sağlamadığını zaman içinde görebilmektir.
Bu amaçla değerlendirmelerimde kişinin ihtiyacına göre:
- Kardiyometabolik risk göstergelerini,
- Kan şekeri ve insülin metabolizmasını,
- Vücut kompozisyonu, kas kütlesi ve visseral yağ düzeyini,
- Kemik sağlığını,
- Kas gücü ve fiziksel performansı,
- Aerobik kapasiteyi ve VO₂max düzeyini,
- Uyku ve toparlanma durumunu,
- Beyin sağlığı ve bilişsel fonksiyonları,
- Biyolojik yaş ve yaşlanma hızı ölçümlerini
birlikte ele alıyorum.
Tek bir laboratuvar sonucuna veya biyolojik yaş skoruna değil; kişinin klinik durumu, ölçümleri, yaşam biçimi ve zaman içerisindeki değişimine dayanan bütüncül bir değerlendirme yapmayı önemsiyorum.
Başlıca çalışma alanlarım
Klinik çalışmalarım özellikle şu alanlarda yoğunlaşıyor:
- Longevity ve sağlıklı yaşlanma programları
- Gelecekteki sağlık risklerinin erken belirlenmesi
- Metabolik sağlık, insülin direnci ve prediyabet
- Kilo yönetimi ve GLP-1 tedavilerinde kas kaybının önlenmesi
- Vücut kompozisyonu, visseral yağ ve sarkopeni
- Kas, güç ve kemik sağlığı
- Kardiyovasküler risk, egzersiz kapasitesi ve VO₂max
- Enerji düşüklüğü, halsizlik ve kronik yorgunluk
- Uyku sağlığı ve toparlanma
- Beyin sağlığı ve bilişsel performans
- Perimenopoz ve menopoz döneminde sağlık yönetimi
- Solunum sistemi hastalıkları ve KOAH
- Kişiye özel koruyucu sağlık ve check-up planlaması
- Biyolojik yaş ve yaşlanma hızı değerlendirmeleri
- Rejeneratif tıp uygulamalarının bilimsel ve klinik açıdan değerlendirilmesi
Beslenme, egzersiz, uyku, stres yönetimi ve sigaranın bırakılması gibi yaşam biçimi müdahalelerini tedavinin ikincil bir parçası olarak değil, uzun vadeli sağlık sonuçlarını belirleyen temel bileşenler olarak görüyorum.
Longevity ve rejeneratif tıp eğitimlerim
İç Hastalıkları uzmanlık eğitimimin ardından mesleki gelişimimi longevity, kök hücre uygulamaları ve rejeneratif tıp alanlarında aldığım eğitimlerle sürdürdüm. Ayrıca ozon terapi ve mezoterapi eğitimlerini tamamladım.
Bu eğitimler; yaşlanmanın biyolojisi, metabolik sağlık, hücresel yenilenme, rejeneratif uygulamalar ve yeni tedavi yaklaşımlarını daha geniş bir bilimsel çerçevede değerlendirmeme katkı sağladı. Longevity, kök hücre ve rejeneratif tıp alanındaki uluslararası bilimsel gelişmeleri, klinik çalışmaları ve güvenlik verilerini düzenli olarak takip ediyorum.
Bu alanlarda eğitim almış olmanın, her yeni uygulamanın her hasta için uygun olduğu anlamına gelmediğini düşünüyorum. Asıl önemli olan; doğru hastayı seçmek, uygulamanın kanıt düzeyini bilmek, beklenen yararı ve olası riskleri birlikte değerlendirmek ve standart tedavilerle araştırma aşamasındaki uygulamalar arasındaki sınırı açıkça korumaktır.
Yeni tedavilere bilimsel ve dengeli yaklaşım
Longevity ve rejeneratif tıp hızla gelişen alanlar. Yeni moleküller, hücresel tedaviler, peptidler, eksozomlar, biyolojik yaş testleri ve farklı performans uygulamaları önemli bir araştırma potansiyeli taşıyor. Bununla birlikte, bilimsel açıdan umut verici olmak ile klinik yararı ve uzun dönem güvenliği kanıtlanmış olmak aynı şey değildir.
Bu nedenle yeni bir uygulamayı değerlendirirken yalnızca teorik mekanizmasına değil; insan çalışmalarına, ölçülebilir klinik sonuçlarına, güvenlik verilerine ve kişinin gerçekten bu uygulamaya ihtiyaç duyup duymadığına bakıyorum.
Yerleşik tedavilerle gelişmekte olan veya deneysel uygulamalar arasındaki farkın hastaya açıkça anlatılması gerektiğine inanıyorum. Amacım yeni olanı uygulamak değil; kişi için anlamlı, güvenli ve sonuçları izlenebilir olanı belirlemektir.
Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği ve Türk Uyku Tıbbı Derneği üyesiyim.
Hekimlik anlayışım
Yaklaşık 25 yıllık hekimlik deneyimimin bana öğrettiği en önemli şeylerden biri, sağlıkta tek bir testin, tek bir tedavinin veya herkese uygulanabilecek tek bir programın bulunmadığıdır.
Amacım yalnızca hastalık ortaya çıktığında tedavi etmek değildir. Sağlık risklerini mümkün olduğunca erken belirlemek, doğru göstergeleri ölçmek, gerekli müdahaleleri kişiye özel olarak planlamak ve elde edilen sonuçları zaman içinde izlemek temel yaklaşımımdır.
Çünkü longevity’nin gerçek hedefi yalnızca daha uzun yaşamak değildir.
İnsan, yaşadığı sürece ulaşabileceği en yüksek sağlık, fonksiyon ve performans düzeyinde yaşayabilmelidir.
