Kan şekerinin normal olması her zaman metabolik sistemin az çabayla çalıştığı anlamına gelmez. İnsülinin etkisi azalmaya başladığında pankreas daha fazla insülin salgılayarak kan şekerini bir süre normal aralıkta tutabilir. Bu dönemde açlık glukozu ve HbA1c normal görünürken, vücudun aynı sonucu elde etmek için ihtiyaç duyduğu insülin miktarı artmış olabilir.

Bu nedenle metabolik sağlığı yalnızca kan şekeri üzerinden değerlendirmek, sürecin erken dönemini gözden kaçırabilir. Öte yandan tek bir yüksek insülin veya HOMA-IR sonucu da tek başına tanı değildir. Doğru yaklaşım; laboratuvar ölçümlerini bel çevresi, vücut kompozisyonu, aile öyküsü, karaciğer yağlanması, kan yağları ve kişinin klinik özellikleriyle birlikte yorumlamaktır.

Kısaca

  • Evet, kan şekeri normal olduğu halde insülin direnci olabilir. Pankreasın daha fazla insülin salgılaması glukozu yıllarca normal tutabilir.

  • Açlık şekeri ve HbA1c, insülin direncini doğrudan ölçmez. Bu testler glukoz düzeyini gösterir; aynı düzeyi sağlamak için ne kadar insülin gerektiğini göstermez.

  • Açlık insülini ve HOMA-IR yararlı ipuçları verebilir; ancak herkes için geçerli tek bir eşik değer yoktur ve sonuçlar laboratuvar yönteminden etkilenebilir.

  • Gerekli kişilerde glukoz ve insülinin birlikte ölçüldüğü şeker yükleme testi, açlık ölçümünde görünmeyen yüksek insülin yanıtını gösterebilir.

  • İnsülin direnci erken dönemde büyük ölçüde iyileştirilebilir. Kas egzersizi, günlük hareket, visseral yağın azaltılması, uyku ve beslenme düzeni tedavinin temelini oluşturur.

Kan Şekeri Normalken İnsülin Direnci Olabilir mi? Erken Tanı İçin Hangi Testlere Bakılmalı?

Kan şekeri normalken insülin direnci nasıl olur?

İnsülin, pankreastaki beta hücrelerinden salgılanan ve glukozun özellikle kas, karaciğer ve yağ dokusu tarafından kullanılmasını düzenleyen bir hormondur. İnsülin direncinde bu dokular aynı insülin düzeyine eskisi kadar güçlü yanıt vermez.

Vücut başlangıçta bu durumu telafi eder. Pankreas daha fazla insülin üretir ve kan şekeri yeniden normal sınırlara çekilir. Buna kompansatuvar hiperinsülinemi denir.

Basitçe ifade etmek gerekirse:

  • Sağlıklı metabolizmada az miktarda insülinle normal kan şekeri sağlanabilir.

  • İnsülin direncinin erken döneminde aynı kan şekerini korumak için daha fazla insülin gerekir.

  • Beta hücreleri bu ihtiyacı karşılayamaz hale geldiğinde önce yemek sonrası, daha sonra açlık kan şekeri yükselmeye başlayabilir.

Dolayısıyla normal kan şekeri, o anda glukoz dengesinin korunduğunu gösterir; bu dengeyi sağlamak için pankreasın ne kadar çalıştığını tek başına göstermez.

HbA1c normalse insülin direnci olur mu?

Evet. HbA1c, kırmızı kan hücrelerinin yaşam süresi üzerinden son yaklaşık iki-üç aylık ortalama glukoz maruziyetini yansıtır. İnsülin düzeyini veya dokuların insüline ne kadar duyarlı olduğunu ölçmez.

Pankreas yeterli miktarda insülin üretebildiği sürece ortalama glukoz normal kalabilir ve HbA1c de normal çıkabilir. Bu nedenle normal HbA1c:

  • Diyabet olasılığını azaltabilir,

  • Son dönemde belirgin ve sürekli hiperglisemi olmadığını düşündürebilir,

  • Fakat erken insülin direncini tek başına dışlamaz.

Ayrıca HbA1c; demir eksikliği, anemi, hemoglobin varyantları, böbrek hastalığı, kan kaybı ve kırmızı kan hücresi ömrünü değiştiren başka durumlardan etkilenebilir. Sonuç her zaman klinik bağlam içinde değerlendirilmelidir.

Açlık şekeri normal ama insülin yüksekse ne anlama gelir?

Normal açlık glukozuna eşlik eden yüksek açlık insülini, vücudun glukozu normal tutmak için daha fazla insüline ihtiyaç duyduğunu düşündürebilir. Özellikle bel çevresi artışı, yüksek trigliserit, düşük HDL, karaciğer yağlanması, hipertansiyon veya ailede diyabet öyküsü de varsa bu bulgu daha anlamlı hale gelir.

Ancak açlık insülini tek başına kusursuz bir test değildir. Sonucu etkileyebilen başlıca etkenler şunlardır:

  • Açlık süresi ve önceki günün beslenmesi

  • Yakın zamanda yapılan yoğun egzersiz

  • Akut stres, enfeksiyon ve uykusuzluk

  • Kullanılan bazı ilaçlar

  • İnsülinin karaciğerden temizlenme hızı

  • Laboratuvarın kullandığı ölçüm yöntemi

Ticari insülin testleri arasında anlamlı ölçüm farkları gösterilmiştir. Bu nedenle bir laboratuvarda elde edilen sayıyı başka bir laboratuvarın eşik değeriyle karşılaştırmak veya küçük değişimleri kesin biyolojik ilerleme gibi yorumlamak yanıltıcı olabilir.

Açlık insülini kaç olmalıdır?

Bu, internette sık sorulan fakat tek bir rakamla yanıtlanamayan bir sorudur. Sağlıklı metabolik profilde açlık insülininin genellikle düşük olması beklenir; ancak bütün yaşlar, toplumlar ve laboratuvar yöntemleri için kabul edilmiş evrensel bir “ideal açlık insülini” değeri yoktur.

Laboratuvarın referans aralığında bulunmak da her zaman metabolik açıdan en düşük risk anlamına gelmez. Referans aralığı, çoğunlukla o laboratuvarın ölçüm yaptığı toplumdaki dağılımı gösterir; kişisel hedefi belirlemez.

Açlık insülini şu verilerle birlikte yorumlanmalıdır:

  • Eş zamanlı açlık glukozu

  • HbA1c ve gerektiğinde yemek sonrası glukoz

  • Bel çevresi ve visseral yağ

  • Trigliserit, HDL ve diğer kardiyometabolik göstergeler

  • Karaciğer yağlanması

  • Kullanılan ilaçlar ve klinik öykü

  • Önceki ölçümlerle aynı laboratuvarda oluşan eğilim

Amaç tek bir insülin sayısını “normalleştirmek” değil, bütün metabolik yükün ve gelecekteki riskin azalıp azalmadığını değerlendirmektir.

HOMA-IR nedir ve nasıl hesaplanır?

HOMA-IR, açlık glukozu ile açlık insülininden hesaplanan ve özellikle araştırmalarda insülin direncini yaklaşık olarak değerlendirmek için kullanılan bir indekstir.

Glukoz mg/dL olarak ölçüldüğünde yaygın formül şöyledir:

HOMA-IR = Açlık insülini (µIU/mL) × Açlık glukozu (mg/dL) / 405

Glukoz mmol/L olarak ölçüldüğünde ise sonuç 22,5’e bölünür.

HOMA-IR pratik ve düşük maliyetlidir; fakat yalnız açlık durumunu yansıtır. Kasın yemek sonrası glukoz kullanımını, beta hücresinin erken insülin yanıtını veya gün içindeki değişkenliği tam olarak göstermez.

HOMA-IR kaç olursa insülin direnci vardır?

HOMA-IR için bütün toplumlara uygulanabilecek tek bir sınır yoktur. Çalışmalarda kullanılan eşikler; yaşa, cinsiyete, etnik yapıya, obezite sıklığına, laboratuvar yöntemine ve insülin direncinin hangi klinik sonuçla karşılaştırıldığına göre değişmektedir.

Bu nedenle “HOMA-IR şu değerin üzerindeyse kesin insülin direncidir” şeklinde katı bir yorum doğru değildir. Özellikle sınıra yakın sonuçlarda şu noktalar önemlidir:

  • Ölçüm doğru açlık koşullarında mı yapıldı?

  • Glukoz ve insülin aynı anda mı alındı?

  • Sonuç klinik risklerle uyumlu mu?

  • Tek ölçüm mü, yoksa tekrarlanan bir eğilim mi?

  • Beta hücresi yeterli insülin üretebiliyor mu?

İleri beta hücre yetersizliğinde insülin düzeyi artık yükselmeyebilir. Bu durumda glukoz yüksekken HOMA-IR beklenenden düşük veya yanıltıcı görünebilir. HOMA-IR bu nedenle özellikle diyabeti olmayan kişilerde ve popülasyon karşılaştırmalarında daha yararlı bir yaklaşık ölçümdür.

Ancak yukarıdaki durumlar dikkate alındıktan sonra HOMA-IR için ilk hedef < 2,3 ve ideal hedef < 1,8 olarak kabul edilebilir.

İnsülin direnci için en güvenilir test hangisidir?

Araştırmalarda insülin duyarlılığını ölçmek için referans yöntem hiperinsülinemik-öglisemik klemp testidir. Kontrollü biçimde insülin verilirken kan şekerini sabit tutmak için gereken glukoz miktarı hesaplanır. Yöntem ayrıntılı bilgi sağlar; ancak zaman alıcı, maliyetli ve teknik olarak zahmetli olduğu için günlük klinik uygulamada rutin kullanılmaz.

Klinikte test seçimi kişinin riskine göre yapılır:

Test

Ne gösterir?

Başlıca sınırlılığı

Açlık glukozu

O andaki açlık kan şekeri

Erken kompansatuvar hiperinsülinemiyi göstermez

HbA1c

Yaklaşık 2–3 aylık glukoz maruziyeti

İnsülini ölçmez; bazı kan hastalıklarından etkilenir

Açlık insülini

Glukoz dengesini sağlamak için gereken insülin hakkında ipucu

Test standardizasyonu ve biyolojik değişkenlik sınırlıdır

HOMA-IR

Açlık glukozu ve insülininden tahmini direnç

Evrensel eşik yoktur; yalnız açlık durumunu yansıtır

75 g OGTT

Glukoz yüküne verilen yanıt

Yalnız glukoz ölçülürse insülin yükü görülmez

İnsülinli OGTT

Glukoz ve insülin eğrilerini birlikte gösterir

İnsülin için standart zaman ve evrensel eşik konusunda uzlaşı sınırlıdır

Öglisemik klemp

Doğrudan insülin duyarlılığı

Klinik rutin için zor ve maliyetlidir

Çoğu kişide tek bir “en iyi test” yerine, doğru sırada kullanılan birkaç basit ölçüm daha anlamlıdır.

İnsülinli şeker yükleme testi ne zaman gerekir?

75 gram oral glukoz tolerans testi sırasında yalnız glukoz değil, belirli zamanlarda insülin de ölçülebilir. Bu yaklaşım; açlık sonuçları normal olduğu halde yemek sonrası uyku hali, belirgin aile öyküsü, polikistik over sendromu, gebelik diyabeti öyküsü, açıklanamayan karaciğer yağlanması veya güçlü metabolik risk bulunan seçilmiş kişilerde ek bilgi sağlayabilir.

Test, kişinin glukozu normal sınırlarda tutarken aşırı veya gecikmiş bir insülin yanıtı verip vermediğini gösterebilir. Glukoz ve insülinden Matsuda indeksi gibi tahmini insülin duyarlılığı ölçümleri de hesaplanabilir.

Bununla birlikte insülinli OGTT’nin yorumlanmasında önemli bir sorun vardır: Hangi dakikalarda ölçüm yapılacağı ve her zaman noktası için hangi insülin düzeyinin “anormal” kabul edileceği konusunda evrensel klinik eşikler yoktur. Bu nedenle test sonuçları tek tek rakamlardan çok eğrinin bütünü, glukoz yanıtı ve klinik risklerle birlikte değerlendirilmelidir.

Sürekli glukoz ölçüm cihazı insülin direncini gösterir mi?

Hayır. Sürekli glukoz ölçüm sistemi, cilt altı sıvısındaki glukoz değişimini izler; insülini ölçmez. İnsülin direncinin erken döneminde pankreas yüksek insülin salgılayarak glukoz eğrisini oldukça düzgün tutabilir. Bu nedenle “sensörümde şeker yükselmiyor, insülin direncim yok” sonucu çıkarılamaz.

CGM bazı kişilerde öğünlere verilen glukoz yanıtını, gece örüntülerini ve yaşam biçimi değişikliklerinin etkisini anlamaya yardımcı olabilir. Fakat insülin direnci tanısı için açlık insülini, HOMA-IR veya insülinli OGTT’nin yerini tutmaz. Diyabeti olmayan kişilerde görülen küçük glukoz oynamalarının gereksiz kaygıya ve aşırı besin kısıtlamasına yol açmaması da önemlidir.

İnsülin direncinin erken belirtileri nelerdir?

İnsülin direnci uzun süre hiçbir belirti vermeyebilir. Belirtiler ortaya çıktığında da çoğu özgül değildir. Aşağıdaki durumlar değerlendirme için ipucu sağlayabilir:

  • Bel çevresinde artış ve visseral yağlanma

  • Yemekten sonra belirgin uyku hali veya enerji düşmesi

  • Sık acıkma ve karbonhidrat isteği

  • Kilo vermekte zorlanma

  • Trigliserit yüksekliği veya HDL düşüklüğü

  • Karaciğer yağlanması

  • Hipertansiyon

  • Boyun veya koltuk altında koyulaşma ve kalınlaşma

  • Kadınlarda polikistik over sendromu, düzensiz adet veya gebelik diyabeti öyküsü

Bu bulguların hiçbiri tek başına insülin direnci tanısı koydurmaz. Örneğin yemek sonrası yorgunluk; uyku bozukluğu, öğün içeriği, anemi, tiroid hastalığı veya başka nedenlerle de oluşabilir.

Zayıf kişilerde insülin direnci olur mu?

Evet. Vücut kitle indeksi normal olan bir kişide de visseral yağlanma, düşük kas kütlesi, karaciğer yağlanması, genetik yatkınlık, hareketsizlik, uyku bozukluğu veya bazı ilaçlara bağlı insülin direnci gelişebilir.

BMI yalnız toplam ağırlığın boya oranını gösterir; yağın nerede bulunduğunu ve kas miktarını göstermez. Aynı kilodaki iki kişiden birinde yüksek kas ve düşük visseral yağ, diğerinde düşük kas ve yüksek karın içi yağ olabilir. Metabolik değerlendirmede bu nedenle bel çevresi ve vücut kompozisyonu önemlidir.

Özellikle Güney ve Doğu Asya kökenli toplumlarda daha düşük BMI düzeylerinde metabolik risk görülebilir. “Zayıfım, bende insülin direnci olmaz” düşüncesi doğru değildir.

İnsülin direnci neden önemlidir?

İnsülin direnci yalnız gelecekteki kan şekeri yükselmesiyle ilgili değildir. Karaciğer yağlanması, aterojenik kan yağı profili, hipertansiyon, polikistik over sendromu, uyku apnesi ve kardiyometabolik risk kümelenmesiyle birlikte görülebilir.

Her insülin direnci olan kişide diyabet gelişmez. Diyabet, beta hücreleri artan insülin ihtiyacını artık karşılayamadığında ortaya çıkar. Bununla birlikte normal glukoz toleransına sahip yetişkinlerde bile yüksek insülin direnci göstergelerinin ileride prediyabet ve tip 2 diyabet gelişimiyle ilişkili olduğunu gösteren ileriye dönük çalışmalar vardır.

Bu nedenle erken dönemin avantajı büyüktür: Kan şekeri bozulmadan önce metabolik yükü azaltmak, beta hücrelerinin üzerindeki baskıyı hafifletebilir.

İnsülin direnci nasıl düşürülür?

İnsülin duyarlılığı değiştirilebilir bir özelliktir. En etkili plan tek bir besin veya takviyeden değil, kas, yağ dokusu, uyku ve enerji dengesini birlikte hedefleyen adımlardan oluşur.

1. Kasları düzenli kullanın

Kas dokusu yemek sonrası glukozun en önemli kullanım alanlarından biridir. Direnç egzersizi kas kütlesini ve glukoz kullanım kapasitesini destekler. Aerobik egzersiz de insülin duyarlılığı, mitokondri işlevi ve visseral yağ üzerinde olumlu etki gösterir.

Çoğu kişi için haftada en az iki gün direnç egzersizi ile haftaya yayılan aerobik aktivitenin birleştirilmesi uygundur. Yemeklerden sonra yapılan kısa yürüyüşler de glukoz yanıtını azaltmaya yardımcı olabilir.

2. Visseral yağı azaltırken kası koruyun

Kilo fazlası bulunan kişilerde mütevazı bir yağ kaybı bile insülin duyarlılığını iyileştirebilir. Ancak yalnız tartıdaki kilo değil, kaybın hangi dokudan olduğu önemlidir. Yeterli protein, direnç egzersizi ve uygun hızda kilo kaybı kasın korunmasına yardım eder.

3. Beslenme kalitesini artırın

Sebze, baklagil, tam tahıl, kuruyemiş, zeytinyağı, balık ve yeterli proteini öne çıkaran Akdeniz tipi bir düzen sürdürülebilir bir temel sağlar. Şekerli içecekler, sık atıştırma, rafine karbonhidratlar ve aşırı işlenmiş ürünler sınırlandırılabilir.

Karbonhidratı herkes için sıfırlamak gerekmez. Miktar, kalite, öğündeki lif-protein dengesi ve kişinin fiziksel aktivitesi birlikte değerlendirilmelidir.

4. Uykuyu ve uyku apnesini ihmal etmeyin

Kısa ve düzensiz uyku, iştah kontrolünü ve insülin duyarlılığını olumsuz etkileyebilir. Horlama, tanıklı apne, sabah baş ağrısı, gündüz uykululuğu veya dirençli hipertansiyon varsa uyku apnesi araştırılmalıdır.

5. İlaç kararını gerçek klinik riske göre verin

Metformin ve kilo tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar uygun hastalarda yararlı olabilir. Ancak yalnız tek bir insülin veya HOMA-IR sonucu ilaç başlamak için yeterli değildir. Prediyabet, diyabet riski, polikistik over sendromu, obezite, eşlik eden hastalıklar ve yaşam biçimi müdahalesine verilen yanıt birlikte değerlendirilmelidir.

İnsülin direnci takibinde hangi sonuçlara bakılmalıdır?

Başarıyı yalnız HOMA-IR düşüşüyle tanımlamak doğru değildir. Daha anlamlı bir takip şu başlıkları içerir:

  • Bel çevresi ve mümkünse visseral yağ değişimi

  • Kas kütlesi ve kas gücü

  • Açlık glukozu, HbA1c ve seçilmiş kişilerde yemek sonrası glukoz

  • Açlık insülini ve HOMA-IR eğilimi

  • Trigliserit, HDL ve karaciğer enzimleri

  • Kan basıncı

  • Karaciğer yağlanmasının seyri

  • Egzersiz kapasitesi, uyku ve günlük enerji

Testlerin benzer koşullarda, mümkünse aynı laboratuvarda ve klinik olarak anlamlı aralıklarla tekrarlanması daha doğru karşılaştırma sağlar. İnsülin ve HOMA-IR’ın kısa dönem biyolojik değişkenliği glukoza göre daha yüksektir; küçük farklar her zaman gerçek ilerleme veya kötüleşme anlamına gelmez.

Kimler kan şekeri normal olsa da ayrıntılı değerlendirilmelidir?

Aşağıdaki gruplarda yalnız açlık glukozuna bakmak yetersiz kalabilir:

  • Birinci derece yakınlarında tip 2 diyabet bulunanlar

  • Bel çevresi artmış veya visseral yağı yüksek kişiler

  • Karaciğer yağlanması olanlar

  • Trigliseridi yüksek, HDL’si düşük veya hipertansiyonu bulunanlar

  • Polikistik over sendromu olan kadınlar

  • Gebelik diyabeti veya iri bebek doğurma öyküsü bulunanlar

  • Uyku apnesi olanlar

  • Uzun süre kortikosteroid veya metabolizmayı etkileyen bazı ilaçları kullananlar

  • Normal kiloda olduğu halde kas kütlesi düşük ve hareketsiz kişiler

  • Açıklanamayan yemek sonrası enerji düşüşü veya reaktif hipoglisemi yakınması bulunanlar

Değerlendirmenin kapsamı herkes için aynı olmak zorunda değildir. Düşük riskli bir kişide gereksiz testler kaygı yaratabilir; yüksek riskli bir kişide ise yalnız “şekeriniz normal” demek erken müdahale fırsatını kaçırabilir.

Sonuç: Normal kan şekeri metabolik sağlığın yalnızca bir parçasıdır

Kan şekeri normal olduğu halde insülin direnci bulunabilir. Bunun nedeni, pankreasın daha fazla insülin salgılayarak glukoz dengesini bir süre koruyabilmesidir. Bu evre, metabolik hastalığın kaçınılmaz olduğu bir nokta değil; tam tersine müdahalenin en değerli olabileceği dönemdir.

Doğru değerlendirme tek bir rakama dayanmaz. Açlık glukozu ve HbA1c’nin yanına gerektiğinde açlık insülini, HOMA-IR veya insülinli şeker yükleme testi eklenir; sonuçlar bel çevresi, vücut kompozisyonu, karaciğer yağlanması, kan yağları ve klinik öyküyle birlikte yorumlanır.

Amaç “gizli bir hastalık” aramak değil, metabolik sistemin ne kadar zorlanarak denge kurduğunu erken dönemde anlamak ve bu yükü azaltmaktır.

Sık sorulan sorular

Açlık şekeri 90 iken insülin direnci olabilir mi?

Olabilir. Açlık şekeri tek başına pankreasın bu düzeyi korumak için ne kadar insülin salgıladığını göstermez. Risk varsa eş zamanlı açlık insülini ve diğer metabolik göstergeler değerlendirilebilir.

HbA1c 5,4 iken insülin direnci olur mu?

Olabilir. HbA1c ortalama glukoz maruziyetini yansıtır, insülin duyarlılığını doğrudan ölçmez. Sonuç kişinin riskleri ve diğer testlerle birlikte yorumlanmalıdır.

HOMA-IR tek başına tanı koydurur mu?

Hayır. HOMA-IR yararlı bir tahmin aracıdır; ancak evrensel eşik değeri yoktur ve açlık koşulu, biyolojik değişkenlik ile laboratuvar yönteminden etkilenir.

İnsülin direnci olan herkes diyabet olur mu?

Hayır. Genetik yatkınlık, beta hücre kapasitesi, vücut kompozisyonu ve yaşam biçimi sürecin gidişini etkiler. Erken dönemde yapılan değişiklikler riski önemli ölçüde azaltabilir.

Kilo vermeden insülin direnci düzelebilir mi?

Evet. Düzenli egzersiz, özellikle kasların aktif kullanılması, kilo değişmeden de insülin duyarlılığını iyileştirebilir. Kilo fazlası ve visseral yağlanma varsa yağ kaybı ek yarar sağlar.

Meyve veya karbonhidrat tamamen bırakılmalı mı?

Genellikle hayır. Karbonhidratın türü, miktarı, lif içeriği, öğün dengesi ve kişinin aktivite düzeyi önemlidir. Gereksiz ve sürdürülemez yasaklar yerine kişiye uygun bir beslenme planı tercih edilmelidir.

Referanslar

  1. Petersen MC, Shulman GI. Mechanisms of insulin action and insulin resistance. Physiological Reviews. 2018;98(4):2133–2223. doi: 10.1152/physrev.00063.2017

  2. Reaven GM. Banting lecture 1988. Role of insulin resistance in human disease. Diabetes. 1988;37(12):1595–1607. doi: 10.2337/diab.37.12.1595

  3. American Diabetes Association Professional Practice Committee. Diagnosis and classification of diabetes: Standards of Care in Diabetes—2026. Diabetes Care. 2026;49(Suppl 1)–S49. Makale bağlantısı

  4. DeFronzo RA, Tobin JD, Andres R. Glucose clamp technique: A method for quantifying insulin secretion and resistance. American Journal of Physiology. 1979;237(3)–E223. doi: 10.1152/ajpendo.1979.237.3.E214

  5. Matthews DR, Hosker JP, Rudenski AS, Naylor BA, Treacher DF, Turner RC. Homeostasis model assessment: Insulin resistance and beta-cell function from fasting plasma glucose and insulin concentrations in man. Diabetologia. 1985;28(7):412–419. doi: 10.1007/BF00280883

  6. Matsuda M, DeFronzo RA. Insulin sensitivity indices obtained from oral glucose tolerance testing: Comparison with the euglycemic insulin clamp. Diabetes Care. 1999;22(9):1462–1470. doi: 10.2337/diacare.22.9.1462

  7. Moriyama K. Mini-review on insulin resistance assessment: Advances in surrogate indices and clinical applications. World Journal of Clinical Cases. 2025;13(29):108380. doi: 10.12998/wjcc.v13.i29.108380

  8. Tohidi M, Arbab P, Ghasemi A. Assay-dependent variability of serum insulin concentrations: A comparison of eight assays. Scandinavian Journal of Clinical and Laboratory Investigation. 2017;77(2):122–129. doi: 10.1080/00365513.2016.1278260

  9. Poon AK, Meyer ML, Reaven G, et al. Short-term repeatability of insulin resistance indexes in older adults: The Atherosclerosis Risk in Communities Study. Journal of Clinical Endocrinology & Metabolism. 2018;103(6):2175–2181. doi: 10.1210/jc.2017-02437

  10. Ha J, Chung ST, Springer M, et al. Estimating insulin sensitivity and beta-cell function from the oral glucose tolerance test: Validation of a new insulin sensitivity and secretion model. American Journal of Physiology-Endocrinology and Metabolism. 2024;326(4)–E471. doi: 10.1152/ajpendo.00189.2023

  11. Wang T, Lu J, Shi L, et al. Association of insulin resistance and beta-cell dysfunction with incident diabetes among adults in China: A nationwide, population-based, prospective cohort study. The Lancet Diabetes & Endocrinology. 2020;8(2):115–124. PubMed bağlantısı

  12. Al-Sofiani ME, Ganji SS, Kalyani RR. Body composition changes in diabetes and aging. Journal of Diabetes and Its Complications. 2019;33(6):451–459. doi: 10.1016/j.jdiacomp.2019.03.007